Bilişim ve Teknoloji HukukuVergi Hukuku

Adsense Vergi – Sosyal Medya Vergisi

AdSense Nedir? AdSense Vergi Mükellefi Kimdir?

Bilişim hukukunda içerik üreticisi olarak tabir edilen kişi ve kurumların Youtube ve Google’da kendilerinin paylaştığı içeriklere yerleştirilen reklamlar AdSense adını almaktadır. Bu reklamların yanı sıra yapılan sponsor anlaşmaları neticesinde Youtube ve Google içeriklerine yerleştirilen reklamlardan elde edilen gelirler de AdSense kapsamında değerlendirilmektedir. Bu reklamlardan elde edilen gelir AdSense geliri, oluşan gelirin vergilendirilmesine ise global vergi terminolojisinde AdSense vergisi denmektedir.

Reklam Gelirlerinin Vergilendirme Başlangıcı

Google ve Youtube AdSense vergileri aslında bu sitelerin reklam almaya başladığı 1990’lı yıllardan itibaren var olmakla birlikte ülkemiz vergi hukukunda son on yıldır tartışma konusu edilmiştir. Sayılan web sitelerinin reklam kapasitesi ve reklamlardan elde edilen gelirler dikey bir seyir izlediğinden 2010 yılından itibaren Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi gündeminde yerini almıştır.

Günümüzde AdSense gelirleri, kapsamı değişkenlik arz etmekle beraber ticari kazanç olarak kabul edilmiş olup Google ve Youtube’a ilişkin reklam gelirlerinin belirlenen ticari kazanç matrah ve oranları üzerinden yıllık gelir vergisi ile beyan edilmesi beklenmektedir. Bu tip gelirlerin vergilendirilebilmesi için düzenli gelir olması gerekmekle beraber düzensiz bir yapı arz eden gelirler de vergi idaresinin takibine girebilmektedir.

Düzenli gelir esası uyarınca, reklam geliri tutarının her zaman aynı olması gerekmemekte ancak beyan edilen platformlar üzerinden reklam anlaşması yürüdüğü müddetçe düzenli olarak gelir elde edilmesi, vergi idaresinin takibine girmesi için yeterli bir kriter haline gelmiştir. Bu noktada belirtmemiz gerekir ki; gelir beyan etmemek tek başına vergi suçu şüphesi doğurmasa dahi, elde edilen ve kaynağı açıklanmayan gelirler ve gelirin kaynağının vergi idaresince tespiti sürecini başlatmak için yeterlidir. Tespiti halinde gelir beyan edilmemesi vergi ziyaı suçuna vücut verecektir.

Şirket Kurmak Gerekli Midir?

2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Ticaret Şirketleri başlıklı İkinci Kitabında yer alan kapsayıcı düzenlemelerde ticari şirketler ayrıntılı olarak yer almaktadır. Ticaret dünyasındaki güncel durumda en yaygın şirket türleri Anonim ve Limited şirketlerdir.

Başlangıçta belirtmemiz gerekir, Google ve Youtube reklam gelirlerinin vergilendirilmesi için şirket kurulması aranmaz. AdSense vergisinin oluşması ve tahsili için içerik üreticisinin sadece vergi mükellefi olması yani vergi mükellefiyeti açması bilindiği üzere yeterlidir. Vergi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de Türk Vergi Sistemi’nde TC Kimlik numarası esası ile “Potansiyel Mükellef” olarak tanımlanmaktadır. Kişi Gelir İdaresi Başkanlığı’nda vergi açılışı yaptığında, faaliyet gösterdiği alan (iş kolu, şirket faaliyet alanı) üzerinden otomatik olarak vergi tarhiyatına muhatap edilmekte ve belirlenen oran üzerinden vergi ödemek zorunda kalmaktadır. Gerçek kişilerin AdSense vergilendirmeye dahil olması için başvuru yaptığı zaman, şahıs şirketi şeklinde de olsa bir şirket kurmuş olduğu yaygın bir düşünüştür ancak aslında durumun hukuki boyutta karşılığı, gerçek kişi mükellef sıfatı ile vergi beyan edecek ve ödeyecek konuma gelmesidir.

Google ve Youtube Eksenli Kesilen Vergi Cezası

Vergi açılışı yapılmasını takiben, hesaplanan vergi borcunun ödenmemesi tek başına suç teşkil etmez. Oluşan vergi borcu, vergi mükellefinin tahsilde temerrüdü ile faiz (gecikme faizi) oluşturur ve cezadan evvel hukuk bağlamında tahsili gerekir hale gelir. Tahsili konusunda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulüne İlişkin Kanun’da belirlenen genel ve özel esaslara göre ödenmeyen vergi cebri icraya konu olur. Vergi beyanında muhtelif usulsüzlükler tespit edilmesi ve / veya hiç gelir beyan edilmemiş olmasına rağmen somut gelirin vergi idaresi tarafından kendiliğinden (re’sen) tarha konu edilmesi ise, her biri kabahat ve suç teşkil eden fiillere tekabül edecektir. Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suça tekabül etmesi halinde de hem soruşturulmakta hem idari para cezası (vergi cezası) oluşabilmektedir.

Elde Edilen Reklam Gelirinin Beyanı

AdSense ve sosyal medyada doğan diğer tip gelirlerle ilgili en önemli ve belirleyici husus, “gelir beyan etmek” bir başka deyişle vergi açılışı yapan müvekkilin gelirini vergi idaresine beyan ederek vergilendirilmesini temin etmektir. İçerik üreticisinin “bizzat” AdSense geliri elde ettiğini Gelir İdaresi Başkanlığı’na veya kayıtlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirmemesi hukuki anlamda suçtur ve tespiti halinde idari soruşturma (vergi incelemesi) ve cebri icraya tabidir. Bu durumda oluşacak fiil “vergi kaybı (ziyaı)” kabahatidir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesine göre vergi kaybı (ziyaı), “Mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini
zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini” ifade eder. Bu tanım uyarınca İnternet içerik üreticisi elde ettiği AdSense gelirleri için vergi mükellefiyeti oluşturmaz, yahut evvelden oluşturduğu mükellefiyet kapsamında gelir beyanı için gerekli yasal işlemleri yapmazsa vergi kaybına sebebiyet vermiş, vergi ziyaı kabahatini işlemiş olacaktır. Görüldüğü üzere Google ve Youtube gibi platformlardan elde edilen gelirlerin vergilendirilmemesi önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Ayrıca Vergi Kaçakçılığı suçu (V.U.K. Md. 359 vd) ve Özel Usulsüzlük Suçu (V.U.K. Md. 352 vd) da konuda büyük önem taşımaktadır. Buna binaen, Özel Usulsüzlük suçunda, gelirin ve vergilendirmeye esas alınacak bazı unsurların yanlış beyan edilmesi, Vergi Kaçakçılığında da, sahte belgeler ile gerçeğe aykırı gelir beyan ederek vergisel avantaj sağlamak suç teşkil eder.

Görüldüğü üzere Google ve Youtube vergileri beyan edilmediğinde ayrı suç, yanlış beyan edildiğinde ayrı suç oluşmaktadır.

Adsense Vergi Cezası – İnternet Vergi Gelirleri Cezası

  • Adsense gelirinin beyan edilmemesi (vergi kaybı) durumunda Vergi İdaresince tespit edilen gelirler belirlenen matrah ve oranlarda hesaplanarak vergi mükellefinden gecikme faizi ile talep edilir.
  • Vergi Kaçırma (Vergi kaçakçılığı) durumunda (hile, eksik beyan, gerçeğe aykırı gelir belgesi vb.), kaybedilen vergi tutarının idarece hesaplanmasını takiben tutarın 3 katına kadar ceza tahakkuk ettirilir.
  • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif eden veya gizleyenler ile yanıltıcı belge düzenleyip kullananlar Özel Usulsüzlük hükümleri uyarınca dereceler halinde vergi kaybı tutarının 3 katına kadar vergi cezasına, ayrıca 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına muhatap edilmektedir.
  • Defter, kayıt ve belgeleri imha edenler, defter ve kayıt sayfalarını (kısmen) yok edenler, kısmi değişiklik (tahrifat) yapanlar, gelire ilişkin ve mükellefiyete ilişkin sahte belge kullananlar 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına muhatap edilir.
  • Vergi Kaçakçılığı Suçunun 5 yıl içinde yeniden işlenmesi halinde %50 fazlası ile cezalandırılır. Genel ve Özel Usulsüzlüklerin 2 yıl içinde tekrar işlenmesi halinde %25 oranında ek cezaya hükmolunur. Mükellefin bu maddeler uyarınca cezalandırılmış olması, söz konusu gelirlerin geriye dönük olarak vergilendirilmeyeceği anlamına gelmemektedir. Yapılan idari soruşturma (vergi incelemesi) neticesinde Takdir Komisyonunun belirlediği ve vergi ceza ihbarnamesine konu ederek mükellefe tebliğ ettiği vergiler ve vergilere bağlı oluşan cezalar ayrıca tahsil edilecektir.

Google – Youtube Vergi Borcu Nasıl Hesaplanır?

AdSense reklam gelirleri Ticari Kazanç (işletme geliri) olarak kabul edilir. Bu sebeple oluşacak en temel vergi kişiler için Yıllık Gelir Vergisi, kurum ve firmalar için Yıllık Kurumlar Vergisidir. Yıllık Gelir/Kurumlar vergisi, işin nominal hacmine (güncel miktarına) göre %15 ile %35 oranlarında artan oranlar arasında değişmektedir.

Bunun dışında bilindiği üzere gelirler %1 ile %18’lik oranlar arasında değişken KDV’ye de tabidir. Ancak bu konuda belirleyici olan husus, gelirin yurtiçinde elde edilen gelir niteliğinde olmasıdır. Katma Değer Vergisi kural olarak yurtiçi mal ve hizmet gelirleriyle ilişkilidir.

Bu nedenle Google ve Youtube vergileri hesaplanırken Vergiyi Doğuran Olayın gerçek mahiyeti gereği, gelirin yurtiçinde oluşması beklenir. Burada öncelikle gelir sahibinin AdSense reklamda elde ettiği geliri beyanı dikkate alınır.

Vergiyi Doğuran Olayın yurt içinde gerçekleşmesi beklendiğinden, AdSense vergilendirilirken de, reklam gelirini belirleyen “Tıklama/reklama giriş yapma” fiilinin de yurtiçinde veya yurtdışında olması, KDV yönünden belirleyici olacaktır. Tıklama (click)’lerin yurt dışı IP’lerden yapılması durumunda Katma Değer Vergisi doğmaz. Yurtiçi IP’lerden alınan tıklamalarda KDV doğacağından, bu durumda kişi, reklam işi ile ilgili (ilişkilendirdiği) giderleri için ödediği KDV’yi AdSense vergisi üzerinden hesaplanan KDV’den düşebilecektir (mahsup esası).

Vergi Muafiyeti ve İstisnalarının Reklam Geliri Vergilemesinde Uygulanması

Türk Vergi Sistemi’nde genel ve özel kanunlarla, ve maalesef Kanunilik ilkesine aykırı şekilde, yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde hüküm altına alınan vergi muafiyetleri ve istisnaları, aksine özel bir hüküm bulunmadığı müddetçe İnternet üzerinde elde edilen reklam gelirlerinin vergilendirilmesinde de dikkate alınır. Örnek vermek gerekirse, 30 yaşının altındaki kişiler ilk kez vergi açılışı yapıyor ise Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uyguladığı Genç Girişimci Desteğinden yararlanarak Bağ-Kur ödemesinin 3 yıla kadar Devlet tarafından yapılmasını talep edebilir. Aynı şekilde, başvurulması halinde 3 yıla kadar da Gelir Vergisinden muafiyet sağlanmaktadır.

Adsense (Reklam) Vergisi Nasıl Ödenir?

Google ve Youtube gibi platformlardan elde edilen reklam gelirlerinin vergileri, mükellefin veya vergi sorumlusunun (Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler) beyanını takiben Vergi Daireleri veznelerine ve intvrg.gib.gov.tr aracılığıyla düzenli olarak ödenebilir.

Yukarıda belirttiğimiz üzere AdSense vergilerin beyan edilmesi ve ödenmesi için şirket kurulması gerekmemekle beraber, mükellef (gelir elde eden) tarafından şirket kurulması tercih edilecekse, şirket kuruluşuna ilişkin yasal dayanak ve usullerin doğru bir şekilde tespit ve takip edilmesi gerekmektedir. Bu noktada varılacak en isabetli karar, şirketler hukuku, şirketler muhasebesi ve vergi uygulanmaları hakkında bilgi ve deneyim sahibi avukatlara konuyu detaylı bir şekilde danışmak olacaktır.

AVUKAT DESTEĞİ

Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.

Hafta içi: 09:00 – 21:00
Cumartesi: 10:00 – 18:00

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu